image description

Tanrı'dan Başka İnsanüstü Tanımayan İnanç: Deizm

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap Detayları

  • Kitap Adı:Tanrı'dan Başka İnsanüstü Tanımayan İnanç: Deizm
  • Alt Başlık:Teofilozofik Bir Tahlil
  • Baskı Tarihi:Mart 2015
  • Sayfa Sayısı:332
  • Kitap Tipi / Format:Karton kapak
  • ISBN:9789756779781
  • Kitap Dili:Türkçe
  • Ülke:Türkiye
Kur'an, deizmi teşvik eden bir kitap değil ama ona kapı aralayan bir kitaptır. Deizmin aynı anda hem felsefî hem de teolojik karakteri bu inancın Tanrı dışında insanüstü tanımamasıdır.

Deizmin bu temel karakteri onun kutsal kavramını da etkilemiştir. Deizmin kutsalı ne dindir ne ilham ne havra ne kilise ne de cami. Onun kutsalları akıl, bilim ve ahlaktır. Dincilik bu temel değerleri tarih boyunca yıkan, işlemez hale getiren, hatta onlara savaş açan temel musibet olduğu için deistler dine hayatlarında yer vermemişlerdir.

Deistler bilmişlerdir ki, Tanrı dışında insanüstü tanıdığınızda bunun arkasından sadece peygamberler değil; evliya, ermişler ve daha bilmem neler insanüstü varlıklara dönüştürülerek birer yedek ilah halinde insan hayatına musallat edilecektir, edilmiştir. Akıl dışında kutsal tanımanın sonucu ise aklın hayatın dışına itilmesi, onun yerini kutsallaştırılmış birtakım adamların ilhamların, rüyalarının alması olacaktır.

Tarih, özellikle dinler tarihi deistlerin bu iddialarını (veya öngörülerini) tamamen doğrulamıştı. Ve doğrulamaya devam etmektedir.

Tanrı'dan Başka İnsanüstü Tanımayan İnanç: Deizm Alıntıları

İslam, insanlara belli giysiler tayin etmemiştir. Giyiniş, iklim ve tarihsel geleneklerle ilgilidir. Hz. Peygamber ne cübbe giymiştir ne kaftan. Kavuk da örtmemiştir. O, çağının ve toplumunun giydiği neyse onu giymiştir. Müslümanlar da öyle yapmalıdır.
İstikametle ilgili Kur’ansal bakış açısının bizi götürdüğü yer şudur: Ahlak dine bağımlı değildir. Başka bir deyiş­le, dinle ahlak arasında zorunlu bir bağ yoktur. Ahlak, din olmadan da olur, hatta dünyanın ve tarihin gösterdi­ğine bakarsak şunu görürüz:

Ahlak dine bağımlı hale getirildiğinde yok olmaktadır.

Dahası var:

Bugünkü dünyanın en ahlaksız kitleleri, dinde en iddia­lı ülkelerde yaşamaktadır. En dürüst kitleler, Kur’an’ın deyimiyle en müstakim halklar ise dinle fazla irtibatlı olmayan kitlelerden oluşmaktadır. Hatta ateistlerden oluşmaktadır.
Nitekim Maun suresi, namazlarına riya bulaştıranları açıkça lanetlemiştir. Halbuki Kur’an, namaz kılmayanları hiçbir şekilde ve hiçbir yerde lanetlememiştir.
Kur’an, resmî mabet kavramına da yer vermemektedir. Yaratılanın Yaratan’a secde ettiği her yer mabet, mescittir.
Şu gerçeğin altını çizmeliyiz: Deizm, dine karşı değil, ateizme (tanrıtanımazliğa, Allahsizliga) karşı ortaya çıkmıştır. Din adı altında insanlığı ateizme sürükleyen dinci zorbalığın, namidiğer, şirkin yıkımını durdurmanin başka bir yolu yoktu.

Tüm Alıntılar