image description

Uykulu Kuytu Menkıbesi

Washington Irwing , Halikarnas Balıkçısı

Kitap Detayları

  • Kitap Adı:Uykulu Kuytu Menkıbesi
  • Baskı Tarihi:2003
  • Sayfa Sayısı:64
  • Kitap Tipi / Format:Karton kapak
  • ISBN:9789752960367
  • Kitap Dili:Türkçe
  • Ülke:Türkiye
"Tarıma bağlı tüm topluluklar söylenceler üretir. Çoğu kez bu söylenceler şaşılası benzerlikler gösterir. 'Kesikbaş' bu söylencelerden biridir. Amerika'da olsun, İskoçya'da olsun, Fransa ya da Türkiye'de olsun, tarım kesiminde yaratılan bu söylence, öykü olarak, beş aşağı on yukarı aynıdır. Onu ayrı kılan, içinden çıktığı topluluğun özellikleridir. Çünkü bir söylence, yalnızca bir söylence olarak kaldığında, gerçeklikle örtüşmez. Örtüşemez. Ama bir söylencenin çevresinde oluşturulan öykü (bunun için, ister istemez bir yazar gerekir) o söylencenin ortaya çıktığı nesnel koşulları gözler önüne serebilir.
Washington Irving'in elinizde tuttuğunuz uzun öyküsü, bu tür metinlerden biri.
Uykulu Kuytu Menkıbesi'nde Cumhuriyet yazınının en renkli kalemlerinden Halikarnas Balıkçısı / Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın 30'lu yıllarda yaptığı ünlü bir çeviriyi, özgün biçiminde bulacak, Ferit Edgü'nün deyimiyle "kendisi bir söylence" olan Balıkçı'nın dil ve anlatım ustalığıyla çeviri becerisine, bir kez daha hayran kalacaksınız.

Uykulu Kuytu Menkıbesi Alıntıları

Kimi vakitler zamanını Paris'in büyük kütüphanelerinde, ölmüş yazarların o yeraltı mezarlarında geçiriyor; hastalıklı bünyesine gıda olması ümidiyle o tozlu ve eskimiş kitap yığınlarını didik didik ediyordu. Mezar soyguncuları gibi o da, bir nevi, çürüyüp dağılmış kitapların konduğu odalarda beslenen bir kütüphane soygucusuydu.
''Dünyada tek bir tane bile arkadaşım kalmadı''dedi
''Yine de bir yuvan var''dedi Wolfgang.
''Evet mezarda''
Şayet bir ev kasvetli bir yerde bulunuyorsa veya eski romantik usulde inşa edilmişse yahut da içinde cinayet, ani ölüm ve buna benzer istisnai bir olay meydana gelmişse o ev muhakkak ki mimlenir ve de daha sonraki vakitlerde buraları hayaletlerin mesken tutacağına inanılırdı
Şen diyarıydı mahmur başımın,
Gözlerimi dalga dalga örten hülyaların;
Ve yaz semalarını ilelebet boyayan
Bulutlardaki parlak hisarların.
Sert bir mizaç seneler geçse de asla yumuşamaz; kullanıldıkça keskinleşen tek bir alet varsa o da sivri dildir.

Tüm Alıntılar